Adana Avukat Bürosu - Tekin Hukuk Danışmanlık 

Ana Sayfaİnfaz Yatar Hesaplama

İnfaz Yatar Hesaplama

İnfaz Yatar Nedir?

İnfaz yatar, bir mahkûma verilen hapis cezasının infaz yasalarına göre cezaevinde fiilen geçirilecek kısmını ifade eder.
Yani kişi mahkûm olsa bile, yasadaki oranlar, denetimli serbestlik ve mahsup gibi uygulamalar nedeniyle cezanın tamamını cezaevinde yatmaz.
Suç tipi, ceza süresi, tekerrür durumu, mahkûmun özel durumu ve infaz indirimi oranları gibi faktörler, infaz yatar süresini belirler.

5275 sayılı Kanun ile 7242 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler, infaz rejiminde önemli düzenlemeler getirerek cezaevinde geçirilecek süreleri doğrudan etkilemektedir

Bu sayfada yer alan infaz yatar hesaplama aracı, mahkûm olunan cezanın suç türüne, ceza süresine ve özel durumlara göre ne kadar yatılacağını anında hesaplar.

Yalnızca birkaç saniyede, koşullu salıverme tarihi, denetimli serbestlik durumu ve tahmini tahliye tarihi gibi hayati bilgileri öğrenebilirsiniz.

İnfaz Hukuku Nedir?

İnfaz hukuku, mahkemeler tarafından verilen ceza, güvenlik tedbiri ve disiplin cezalarının nasıl, ne zaman ve hangi şartlarla yerine getirileceğini düzenleyen hukuk dalıdır. Ceza kesinleştikten sonra devreye giren infaz hukuku, hükümlülerin cezaevinde geçirecekleri süre, koşullu salıverilme, denetimli serbestlik, açık-kapalı cezaevi uygulamaları, erteleme, tehir, yatar hesaplamaları gibi süreçleri kapsar.

İnfaz hukukunun temel amacı:

  • Cezanın adil şekilde uygulanması,

  • Toplumun güvenliğinin sağlanması,

  • Hükümlünün yeniden topluma kazandırılmasıdır.

📌 Türkiye’de infaz uygulamaları, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında yürütülür. Bu kanun, cezanın türüne ve süresine göre infaz rejimini belirler.

İnfaz Hukukunun Temel Belgeleri

Hükmü veren esas mahakeme tarafından 3 zorunlu evrak var. Gerekçeli karar, kesinleşme şerhi ve ceza fişi. Sayılan 3 zorunlu evrak esas mahkemesi tarafından hazırlandıktan sonra ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. İlgili savcılık belgelerin uyumluluğunu inceleyip birbirlerine uygun olduklarını, aralarında herhangi bir farklılık ve/veya eksiklik bulunmadığını takdir ederse; hükümlü hakkında çağrı kağıdı veya yakalama emri düzenler.

Çağrı Kağıdı ve Yakalama Emri

Hükümlü hakkında kasıtlı suçlarda 3 yıl taksirli suçlarda 5 yıl ve altı bir cezayı gerektiren hallerde çağrı kağıdı, bunların üstünde bir cezanın varlığı halinde ise yakalama emri tatbik edilir.

Ancak şüphenin varlığı halinde suçun gerektirdiği ceza süresine bakılmaksızın yakalama emri düzenlenebilir.

İnfaz hesaplama, bir mahkumun aldığı hapis cezasının ne kadarını cezaevinde geçireceğini, ne kadarının denetimli serbestlik, koşullu salıverilme veya diğer infaz rejimleri kapsamında uygulanacağını belirlemek için yapılan hukuki işlemdir.

Bu hesaplamalar, cezanın:

  • Türüne (ağırlaştırılmış müebbet, süreli hapis vb.),

  • Süresine (örneğin 2 yıl, 10 yıl, 30 yıl gibi),

  • Suçun niteliğine (örgütlü suç, terör, yüz kızartıcı suçlar vb.),

  • Ve mevzuata göre belirlenen infaz oranlarına göre yapılır.

Örnek:

Kısa bir örnek vermek gerekirse; 12.02.2019 tarihinde işlenen göçmen kaçakçılığı suçundan alınan 8 yıl hapis cezası; 1/2 koşullu salı verilme, 4 yıl. 3 yıl denetimlik. 1 ay şartı dolayısıyla 1 ay kapalı ceza infaz kurumu. Neticeten 1 ay kapalı ceza infaz kurumu, 11 ay açık ceza infaz korumu, 3 yıl denetimli serbestlik ve koşulu salıverme. 4 yılın daha geçmesinin ardından hak ederek tahliye tarihinin dolması ile infazı sona erer. 


💡 İnfaz Hesaplaması Neden Önemlidir?

İnfaz hesaplaması, mahkeme tarafından verilen hapis cezasının cezaevinde fiilen ne kadar süreyle infaz edileceğini belirleyen en kritik aşamalardan biridir. Bu hesaplama; koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve infaz rejimine ilişkin mevzuata göre yapılır. Yanlış veya eksik bir hesaplama, hükümlünün yasal süreden fazla cezaevinde kalmasına ya da hak ettiği tahliye tarihinin gecikmesine neden olabilir.

📜 5275 Sayılı Kanun ve 7242 Sayılı Kanun Değişikliklerinin Etkisi

  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, infaz sisteminin temelini oluşturur.

  • 7242 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun’da önemli değişiklikler yapılmış, birçok suç bakımından koşullu salıverilme oranları düşürülmüş ve denetimli serbestlik süreleri artırılmıştır.

Örnek:

  • Önceden 2/3 oranında koşullu salıverilme şartı bulunan bazı suçlarda oran 1/2’ye indirilmiş, bu da fiilen cezaevinde kalınacak süreyi kısaltmıştır.

  • Denetimli serbestlik uygulamasında süre, bazı suçlarda bir yıldan üç yıla kadar çıkarılmıştır.

Bu düzenlemeler, infaz sürelerinin dosya bazında yeniden hesaplanmasını zorunlu kılmıştır.

⚖️ Doğru İnfaz Hesaplamasının Önemi

  1. Hak Kaybını Önler: Yanlış hesaplama, hükümlünün gereğinden fazla cezaevinde kalmasına yol açabilir.

  2. Tahliye Tarihini Netleştirir: Hükümlü ve ailesi, serbest kalma tarihini kesin olarak öğrenir.

  3. Mevzuata Uygunluk Sağlar: 7242 sayılı Kanun sonrası değişen infaz oranları dikkate alınarak hukuka uygun işlem yapılır.

  4. Psikolojik Destek Sunar: Net bir tahliye tarihi, hükümlünün motivasyonunu ve cezaevi sürecine uyumunu artırır.

🔍 İnfaz Yatar Hesaplamada Avukat Desteği Neden Şart?

İnfaz hukuku, sürekli değişen ve karmaşık bir alandır. Deneyimli bir ceza hukuku avukatı;

  • Dosyadaki mahkeme kararını,

  • Suç tipini,

  • Ceza süresini,

  • Mevzuattaki güncel oran ve indirimleri
    dikkate alarak doğru ve güncel infaz hesaplaması yapar.

Böylece hükümlü, en erken yasal tarihte tahliye olur ve gereksiz mağduriyetlerin önüne geçilir.

Koşullu Salıverilme ve İnfaz Yatar Hesaplama

Hükümlünün cezasının tamamını ceza infaz kurumuna geçirmesi yerine; belirli bir süreyi iyi halli olarak ceza infaz kurumunda geçirmesinin ardından, hak ederek tahliye tarihine kadar kalan süreyi ceza infaz kurumu dışında geçirmesine imkan sağlayan bir hakkı ifade eder

Burada yerine gelmesi gereken iki şart bulunmakta olup, bunlardan ilki ceza infaz kurumuna geçirilen sürenin iyi halli olarak geçirilmiş olmasıdır. Hükümlünün iyi halli olarak ceza infaz kurumunun idare ve gözlem kurulunun tespiti ile mümkün olmaktadır.

Bu tespit yapılırken hükümlünün; tekrar suç işleme ihtimali bulunup bulunmadığı ceza infaz kurumunun kurallarına uyup gerekli yükümlülükleri yerine getirip getirmediği, disiplinsiz davranışlarının bulunup bulunmadığı gibi hususlara bakılmaktadır

İdare ve gözlem kurulu her 6 ayda bir olmak üzere bu değerlendirmeleri yapmakta ve 2. şart olan belirli bir süreyi ceza infaz kurumunda geçirmiş olma şartı da erine geldikten sonra tüm dosya ele alınarak bir değerlendirme raporu hazırlanmaktadır.

7242 Sayılı Kanun değişikliği ile geçmiş uygulama olan koşullu salıverilmeye esas sürenin 2/3 olarak hesaplaması 1/2 olarak uygulanması şeklinde değiştirilmiştir.

Yani getirilen yeni uygulama ile istisna hallerden birine girmeyen bir suçun varlığı halinde; hükümlü hakkında verilen cezanın 1/2’sinin ceza infaz kurumlarında (defaten dile getirdiğimiz şekilde kapalı-açık ve denetim süresi buraya dahildir) geçirmesinin ardından, hükümlü şartla tahliye edilmiş olacak yani, koşullu salıverilecektir.

Basit bir örnekle 10 yıl hapis cezası alan bir hükümlü istisna hallerde olmaması halinde, bu cezanın 5 senesini ceza infaz kurumlarında ve şartlar doğrultusunda denetimde geçirdikten sonra, koşullu salıverilecek, kalan 5 senenin de sona ermesi ile birlikte hak ederek tahliye tarihi sona eren hükümlünün infazı tamamlanmış olacaktır.

⚠️ Fakat kanun koyucu tarafından 4 ayrı istisnai hal belirlenmiş olup, koşullu salıverilmeye esas sürenin hesaplanması 2 ayrı istisnada 2/3, 2 ayrı istisnada ise 3/4 olarak belirlenmiştir.

1.İstisna- Hükmolunan cezanın 2/3’ünün infaz edilmesinin ardından koşullu salıverilmeden faydalanılabilecek suçlar;

5275 Sayılı Kanun 107. madde 2 ve 4. fıkralarından kaynaklanan bu istisnada, aşağıda sayılı suç tiplerinden birinden alınan bir cezanın varlığı halinde koşullu salıverilmeye esas süre genel uygulama olan½ değil, 2/3 şeklinde uygulanacaktır.

Yani hükümlü aşağıda sayılı suçlardan biri dolayısıyla bir ceza almışsa, aldığı cezanın 2/3’ünü ceza infaz kurumlarında geçirecek ve devamında koşullu salıverilmeye hak kazanmış olacaktır.

1. Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
2. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
3. işkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
4. Cinsel saldırı (madde 102/1, ikinci fıkra hariç), reşit olma- yanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
5. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar.
6. Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
8. Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 8. 326 ila 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar.
9. Ve Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar.

2. İstisna-Mükerrirlerin koşullu salıverilmeden faydalanması;

5275 Sayılı Kanun 108. maddenin 1. fıkrasından doğan bu istisnada ise açıkça belirlendiği üzere -suç tipinden bağımsız- mükerrirlik halinde koşullu salıverilmeye esas süre 2/3 olarak hesaplanacaktır.

İkinci kez mükerrirlik halinde ise hükümlü herhangi bir şekilde koşullu salıverilmeden faydalanamayacak, hak ederek tahliye tarihinin sonuna kadar olan sürenin tamamını ceza infaz
kurumlarında geçirmek mecburiyetinde kalacaktır.

3. İstisna-Hükmolunan cezanın 3/4’ünün infaz edilmesinin ardından koşullu salıverilmeden faydalanılabilecek suçlar;

Kalan 2 istisna 3/4 istisnalarından olup bunların ilki 5275 Sayılı Kanun 108. maddenin 9. fıkrasına göre;

Nitelikli cinsel saldırı suçları (TСK 102/2, 103, 104/2-3) ve
Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu (TCK 188)

Suçlarından birinin işlenmesi halidir.

Anılı maddede yer alan suç tiplerinden birinin varlığı halinde genel uygulama olan ½ veya ilk istisna olan 2/3 uygulaması değil, koşullu salıverilmeye esas sürenin hesaplanması için toplam cezanın 3/42ü hesaplanacaktır.

4. İstisna- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu Madde 17’den kaynaklı suçlar;

Son istisnamız ise yine 4 istisnası olup; hükümlü hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 17. madde kapsamındaki suçlar dolayısıyla bir cezaya hükmolunmuşsa, bu cezanın ¼’ünün ceza infaz kurumlarında geçirilmesinin ardından koşullu salıverilmeden faydalanılabilecektir.

Çocuklarla ilgili koşullu salıverilme hesabına dair şöyle bir nüans bulunmaktadır; çocuklarda koşullu salıverilme hesaplaması yapılırken hiçbir zaman 3/4 uygulanmaz, işlenen suç istisna hallerin hangisinden olursa olsun 2/3 uygulanır, istisna haller yoksa şayet genel uygulama olan 1/2 uygulanır.

Yani hesaplamalara başlarken öncelikle yapılması gereken işlem; hükümlünün işlediği suç tipine veya mükerrir olup olmamasına bakılarak koşullu salıverilmeye esas sürenin belirlenmesi olacaktır. Genel uygulamada ½ olarak belirlenen bu süre; 4 ayrı istisna hallerden birinin varlığı halinde 2/3 veya 3/4 olarak uygulanacak böylece koşullu salıverilmeye esas süre yani hükümlünün duruma göre kapalı ceza infaz kurumu, açık ceza infaz kurumu ve denetimli serbestlikten faydalanarak serbest kaldığı sürenin tamamInın ne kadar olacağı hesaplanmış olacaktır.

Koşullu salıverilmeden faydalanılamayacak cezalar;

  1. Disiplin hapsi, tazyik hapsi ve 6284 Sayılı Kanun’dan kaynaklı verilen zorlama hapsi kararları,
  2. İkinci kez mükerrirlik halinde verilen cezalar,
  3. Doğrudan verilen adli para cezaları,
  4. 5237 sayılı TCK’nın İkinci kitap, Dördüncü Kısım Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar Başlıklı Dördüncü Bölüm, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar Başlıklı Beşinci Bölüm, Milli Savunmaya Karşı Suçlar Başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin, örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi hasebiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis mahkumiyetine dair verilen kararlar,
  5. 477 Sayılı Kanun 63/2 maddesinden kaynaklanan disiplin suç ve cezaları,
  6. 3713 Sayılı Kanun’un 3. ve 4. maddelerinde sayılı suçlardan tutuklu veya hükümlü olanların; firar suçu işlemesi veya ceza infaz kurumunda 3 defa hücre hapsi cezası almış olması halleridir.
Denetimli Serbestlik
 

Denetimli serbestlik; belirli şartların varlığı halinde, kişinin belirli bir denetime tabi tutularak cezasının bir süresini toplum içerisinde infazına imkan sağlayan kurumdur.

5275 Sayılı Kanun’un 105. maddesinin A bendinden doğan bu infaz türünün uygulanabilmesi için; hükümlünün cezasının infaz edildiği süreyi infaz yatar hesaplama yöntemleriyle de takip ederek, süreyi iyi halli geçirmiş olması, istisna haller olan bu infaz türünün uygulanabilmesi için; hükümlünün cezasının infaz olduğu süreyi iyi halli geçirmiş olması, istisna haller hariç koşullu salıverilmesine 1 yıl kalmış olması ve açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını sağlıyor olması gereklidir.

İlk şart olan, hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirdiği süreyi iyi halli olarak geçirmesi, yukarıda detaylıca izah edildiği şekliyle koşullu salıverilmeye dair iyi halli olma şartıyla aynıdır.

İkinci şart olan koşullu salıverilmeye istisna haller hariç 1 yıl kalmış olma şartı ise; 5275 Sayılı Kanun 105/A maddesinden kaynaklı olup, genel uygulama 1 yıl olarak belirlenmiştir.

Ancak; sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan hükümlüler hakkında denetimli serbestlik süresi 2 yıl, ağır bir hastalık ve/veya engellilik dolayısıyla yalnız kalamayan hükümlüler hakkında 3 yıl olarak uygulanabilmektedir. Bu istisna haller dışında hükümlü hakkında uygulanacak denetimli serbestlik süresi genel kural olarak 1 yıldır.

Üçüncü şart yani hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya hak kazanmış olması hali ve gerektirdiği şartlar ilerleyen bölümlerde Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma başlığında detaylı anlatılacaktır. Burada denetimli serbestlikle ilgili belirtilmesi gereken tek nokta; hükümlünün bu şartın sağlanması için açığa ayrılmış olmasına gerek olmayıp, yalnızca açığa ayrılma şartlarını sağlaması ve buna hak kazanmış olmasının yeterli olmasıdır.


Denetimli Serbestlikle İlgili Yükümlülükler;

5275 Sayılı Kanun 105/A’da sayıldığı üzere, hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya karar verilirse, hükümlünün;

  • Kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına,

  • Konutta denetim altında tutulmasına,

  • Belirli yerlere gitmesinin engellenmesine,

  • Bir takım tedavi ve/veya eğitim programlarına katılmasına

hükmolunabilir.

Bu süreçte hükümlünün ceza infazında kaldığı sürelerin takibi ve planlamasında infaz yatar hesaplama önemli bir rol oynar. Böylece denetimli serbestlik süresi ve koşulları doğru şekilde belirlenir, infaz sürecinin hukuki ve pratik boyutları etkin biçimde yönetilir.

 
7242 Sayılı Kanun Değişikliği ile Getirilen 30.03.2020 Öncesi İşlenen Suçlarda Denetimli Serbestlik Uygulamaları;
 

7242 Sayılı Kanun Değişikliği ile infaz uygulamalarında hükümlüler lehine birçok değişiklik getirilmiştir.

Bunlardan en önemlisi de 30.03.2020 tarihinden önce işlenen suçlarda -istisna hallerden olmamak kaydıyla- denetimli serbestlik süresinin bir kereye mahsus 1 sene olarak değil de 3 sene olarak uygulanmasıdır.

5275 sayılı kanuna geçici 6. madde ile eklenen bu durum sonucunda; infaza konu kesinleşme tarihi ne olursa olsun, şayet suç 30.03.2020 tarihinden önce işlenmişse ve birazdan belirteceğimiz istisna suçlardan değilse, bu uygulama hayat bulacak, hükümlünün tamamen lehine bir durum doğacak ve denetimli serbestlik 3 yıl olarak uygulanacaktır.

Bu uygulamadan faydalanılamayacak istisna suç tipleri ise aşağıda sayılmış olup, uygulamada kolaylık açısından koşullu salıverilmenin 2/3 olarak uygulanacağı ilk istisna hallerinde sayılan suçlarla aşağı yukarı aynı olduğunu belirtmekte fayda görmekteyiz:

  • Kasten Öldürme suçu, (m. 81, 82, 83).

  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (m. 87/2-4)

  • İşkence Suçu, (m. 94 ve 95)

  • Eziyet Suçu (m.96)

  • Altsoya, üstsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumunda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu,

  • Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (m. 102, 103, 104, 105),

  • Özel hayata ve hayatın gizliliğine karşı suçlar (m. 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138)

  • Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (m. 188)

  • Devletin güvenliğine karşı suçlar

  • Devlet sırlarına karşı suçlar,

  • 3713 sayılı TMK (Terörle Mücadele Kanunu) kapsamına giren suçlar,

  • Anayasal düzene karşı suçlar,

  • Milli savunmaya karşı suçlar.

Burada ek olarak belirtmeliyiz ki; 30.03.2020 tarihine kadar işlenen ve yukarıda sayılı istisnalardan olan bir suça dair denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanabilmesi için gereken açığa ayrılmaya hak kazanma gerekliliği de bir kereye mahsus olarak kaldırılmıştır.

Bu anlatılan geçici uygulama dolayısıyla şu şekilde bir sonuç doğmaktadır; hükümlü 30.03.2020 tarihinden önce üst sınırı 6 yıl ve altı olan bir cezayı gerektirir bir suç işlemişse ve bu su yukarıda sayılı istisnalardan değilse, geçici 6. madde hükmü uyarınca, kapalı ceza infaz kurumuna alınacak ve devamında iyi halli olduğuna dair düzenlenen raporun ardından denetimli serbestlikten faydalanarak serbest kalacaktır.

Uygulamada iyi halli olduğunun tespitine dair rapor ceza infaz kurumları arasında değişiklik göstermekle birlikte ortalama 3-7 gün arası sürmektedir.

İşte bu usule halk arasında ve uygulamada amiyane tabirle girdi-çıktı usulü denmekte olup, 30.03.2020 öncesi işlenen istisna suçlar harici 6 yıl ve altı hapis cezasını gerektiren suçun kapalı ceza infaz kurumunda geçirilecek 3-7 gün arası süre harici ceza infaz kurumunda geçirilen bir infazının olmaması ve hükümlünün denetimli serbestlikten faydalanarak doğrudan serbest kalması anlamına gelmektedir.

Bu noktada, hükümlünün ceza infaz süresinin doğru takibi için infaz yatar hesaplama işlemi büyük önem taşımaktadır. Çünkü infaz yatar hesaplama sayesinde, hükümlünün infaz süresi, denetimli serbestlik süresi ve koşullu salıverilme hakları net olarak belirlenmekte, böylece infaz uygulamalarında hukuki süreçler sağlıklı ve şeffaf yürütülmektedir. 

Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma

Kısa bir özetle; hükümlünün infazına dair hesaplama yapılırken ilk adım, koşullu salıverilmeye esas sürenin infaz yatar hesaplama yöntemleriyle belirlenmesidir.

Genel olarak bu süre 1/2 olmakla birlikte, bazı istisnalarda 2/3 veya 3/4 oranları uygulanır. Süre hesaplandıktan sonra, hükümlünün denetimli serbestlikten 1 yıl mı yoksa geçici 6. madde kapsamında 3 yıl mı faydalanacağına karar verilir.

Bunun için suç tarihine bakılır; denetimli serbestlik süresinin 3 yıl olarak uygulanabilmesi için suçun 30.03.2020 tarihinden önce işlenmiş olması ve istisna suçlardan olmaması gerekir.

Sonuçta, koşullu salıverilmeye esas süreden denetimli serbestlik süresi çıkarıldığında, hükümlünün kapalı ve açık ceza infaz kurumlarında geçireceği süre ortaya çıkar. Bu hesaplamanın doğruluğu için infaz yatar hesaplama hayati önem taşır.

Bu noktada 5275 sayılı kanun ve açığa ayrılma yönetmeliğine bakmak gerekir.

Kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna geçiş için iki şart vardır:

  1. Belirli bir sürenin kapalı ceza infaz kurumunda geçirilmesi zorunludur. 10 yıl ve üzeri hapis cezalarında toplam cezanın 1/10’u, 10 yıl altı cezalarda ise 30 gün (1 ay) kapalıda kalınmalıdır.

  2. Hükümlünün, koşullu salıverilmesine istisna suçlar hariç, açığa ayrılabilmesi için 7 yıl kalmış olması gerekmektedir.

Hemen belirtmeliyiz ki, bunlar eklemeli şartlardır. Yani hükümlünün; ilk şarttan 1/10 veya 1 ay olarak gelecek kapalıda geçirilmesi gereken süre ile ikinci şarttan gelen koşullu salıverilmesine istisna suçlar hariç 7 yıl kalmış olması için gereken süre birbirine eklenerek açığa ayrılmaya hak kazanacağı süre belirlenmektedir.

7 yıl şartından daha ağır iki istisna vardır:

  • Koşullu salıverilmeye 5 yıl kalmış olması gereken suçlar: yağma ve nitelikli yağma, nitelikli hırsızlık, uyuşturucu madde imal/ticareti ve müebbet hapis cezası.

  • Koşullu salıverilmeye 3 yıl kalmış olması gereken suçlar: cinsel saldırı (m.102), cinsel istismar (m.103), eşe karşı kasten yaralama, kasten öldürme ve eziyet (m.82/1-d, 86/3-a, 96/2-b).

Özetle, kapalıda kalma süresi cezanın uzunluğuna bağlıyken, koşullu salıverilmeye kalan süre suçun ağırlığına göre 7, 5 veya 3 yıl olarak değişir.

Bazı hallerde ise açığa ayrılma yönetmeliğince yukarıdaki şartlar sağlansa dahi hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılması mümkün değildir. Bu haller ise şu şekilde sayılabilir;

  • Kapalı ceza infaz kurumundan bir kez firar edenler ile açık ceza infaz kurumlarından iki kez firar etmiş olanlar,

  • 2.Kez mükerrir olanlar,

  • Siyasi suçlardan dolayı mahkûm olanlar,

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar,

  • Koşullu salıverilme kararı geri alınan hükümlüler,

  • 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu haricinde verilen tazyik, disiplin veya zorlama hapsine mahkûm olanlar,

  • Kapalı ceza infaz kurumunda bulunduğu sırada başka bir suçtan tutuklanan hükümlüler,

  • Açık ceza infaz kurumundaki koşullara uyum sağlayamadığı idare ve gözlem kurulu kararı ile tespit edilmiş olanlar.

Tüm bu süreçlerde, hükümlünün ceza infaz süresinin ve koşullu salıverilme haklarının doğru şekilde belirlenebilmesi için infaz yatar hesaplama yöntemlerinin kullanılması gerekmektedir. Böylece, ceza infaz kurumları arasında geçiş süreci ve denetimli serbestlik uygulamaları hukuki çerçevede sağlıklı bir biçimde yürütülür. 

❓ Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. İnfaz hesaplaması kim tarafından yapılır?
Cumhuriyet Başsavcılıklarının infaz büroları tarafından yapılır; ancak hatalı hesaplamalar görülebilmektedir.

2. 7242 sayılı Kanun hangi suçları kapsıyor?
Genel olarak infaz oranlarını ve denetimli serbestlik sürelerini değiştirmiştir; ancak terör, cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti gibi bazı suçlar kapsam dışıdır.

3. Avukat desteği olmadan infaz yatar hesaplaması yapılabilir mi?
Yapılabilir; ancak mevzuatın karmaşıklığı ve sürekli değişmesi nedeniyle hatalı sonuçlar doğabilir. Bu nedenle uzman avukat desteği önerilir.


💡 Not: 5275 ve 7242 sayılı kanunlarda yapılan değişiklikler nedeniyle, özellikle 30.03.2020 sonrası verilen cezalar ile öncesinde kesinleşmiş cezaların infazında farklılıklar oluşabilmektedir. Her dosya özelinde ayrı hesaplama yapılması gerekir.

🔗 İletişim

📍 Adres: Reşatbey Mh. Ordu Cd. Florya Cadde Apt. No:3/20 Seyhan/Adana

📧 E-posta: [email protected]

📱 Telefon: 0 (552) 927  88 97

⚠️ Danışmanlık hizmetlerimiz ücrete tabidir.

5/5 - (4 Oy Kullanıldı)
  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Faaliyet Alanlarımız
  • Adana Avukat
  • Hesaplama Araçları
  • S.S.S
  • İletişim
Hemen Ara