Adana Avukat Bürosu - Tekin Hukuk Danışmanlık 

Ana SayfaBlogKamu HukukuCMK 308 ve 308/A: Başsavcının İtirazı

CMK 308 ve 308/A: Başsavcının İtirazı

Başsavcının itirazı, ceza yargılamasında kesinleşmiş ya da olağan kanun yollarıyla artık itiraz edilemeyen kararlara karşı başvurulabilecek, hukuk sistemimizin en özgün kurumlarından birini oluşturan olağanüstü bir kanun yoludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 308. ve 308/A maddeleri, sırasıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Cumhuriyet Başsavcısına bu özel itiraz yetkisini tanımaktadır.

Bu yazıda; başsavcının itirazının hukuki niteliği, başvuru koşulları, süresi, usulü, aleyhe değiştirme yasağı gibi kritik alt başlıklar ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. 


1. Olağanüstü Kanun Yolu Olarak Başsavcının İtirazı

Türk ceza yargılaması hukukunda kanun yolları; olağan (istinaf, temyiz) ve olağanüstü (kanun yararına bozma, yargılamanın yenilenmesi, başsavcının itirazı) olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır.

Başsavcının itirazı, olağanüstü kanun yolları arasında özel bir konuma sahiptir. Bu yolun temel amacı iki yönlüdür:

  1. Hukuka aykırılıkların giderilmesi: Yargıtay ceza dairelerinin kararlarındaki hukuki hataların düzeltilmesi.
  2. İçtihat birliğinin sağlanması: Özel ceza daireleri arasındaki içtihat farklılıklarının Ceza Genel Kurulu kararıyla giderilmesi.

CMK m. 308’de düzenlenen bu yol, yalnızca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına tanınmış olağanüstü bir kanun yoludur. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında da bu yolun olağanüstü niteliği sürekli vurgulanmaktadır.

Bir ceza dairesi, 5237 sayılı TCK m. 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurması gerekirken aynı Kanun’un 158/1-g maddesini uygulayarak fazla ceza tayin etmişse, bu içtihat hatasının giderilmesi için Yargıtay C. Başsavcısı itiraz kanun yoluna başvurabilir.”


2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi (CMK m. 308)

2.1. Hukuki Dayanak ve Amaç

CMK m. 308, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına Yargıtay kararlarındaki hukuka aykırılıkların giderilmesi ve içtihat birliğini sağlamak amacıyla itiraz kanun yolu tanımaktadır. Bu yetki, Yargıtay teşkilatı içinde yapılandırılmış olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilmiş kurumsal bir yetkidir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görevleri arasında temyiz incelemesi yapmak, kanun yararına bozma yoluna gitmek ve olağanüstü kanun yolu olan itiraz incelemesi yapmak sayılabilir.

2.2. İtirazın Koşulları

CMK m. 308 kapsamında itiraz kanun yoluna başvurabilmek için şu koşulların bir arada bulunması gerekmektedir:

  • Yargıtay Ceza Dairesi kararının usul yönünden kesinleşmiş olması: Kesinleşmemiş ceza dairesi kararları itiraza tabi değildir. Örneğin temyiz incelemesi kapsamında verilen eksikliğin giderilmesine dair kararlar gibi kesin olmayan ya da iş bölümü gereğince verilen görevsizlik kararlarına karşı olağanüstü itiraz yoluna başvurulamaz.
  • Dosyanın esastan incelenerek karara bağlanmış olması: İtiraz kanun yoluna başvurulabilmesi için dosyanın esastan incelenerek karara bağlanmış olması zorunlu değildir; CMK m. 298 uyarınca, temyiz başvurusuna istinaden yapılan ön inceleme sonucu çeşitli nedenlerle (süre aşımı, temyiz hakkının bulunmaması, hükmün temyiz edilebilir nitelikte olmaması vb.) ilk derece mahkemesince verilen temyiz başvurusunun reddine ilişkin kararlara karşı yapılan temyiz üzerine özel ceza dairesince verilen kararlara karşı da itiraz yoluna gidilebilir.
  • Uygulamada kesin nitelikte verilen ve aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulamayan hükümlere karşı da itiraz kanun yoluna başvurulamayacağı kabul edilmiştir.
  • Hukuka aykırılığın ciddi boyutlara ulaşmış ve sonuca etkili olması: Kanun metninde hangi hukuka aykırılıkların bu yolla denetleneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Yargıtay CGK’nın yerleşik içtihadına göre, ciddi boyutlara ulaşmayan veya sonuca etkili olmayan hukuka aykırılıklar başsavcının itirazına konu olamaz. Bunun yanı sıra malen sorumlu, soruşturma sırasında el konulmuş eşyanın iadesi talebi veya haksız koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davaları sonucunda verilen kararlar gibi ceza yargılamasının asıl konusu dışında kalan uyuşmazlıklara ilişkin Yargıtay kararlarına karşı da olağanüstü itiraz yoluna başvurulamaz yine el konulmuş eşyanın iadesi talebi veya haksız koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davaları sonucunda verilen kararlara karşı da olağanüstü itiraz yoluna (başsavcının itirazının) başvurulamaz. 

Yargıtay CGK emsal kararı — sonuca etkisizlik ilkesi: CGK., E. 2010/2-233, K. 2010/241, T. 30.11.2010 sayılı kararında bu ilke şu şekilde somutlaştırılmıştır: Yargıtay C. Başsavcılığı, Özel Dairenin temyiz istemini “süresinde değil” gerekçesiyle reddetmesinin hatalı olduğunu, doğru ret gerekçesinin “hükmün kesin nitelikte bulunması” olması gerektiğini ileri sürerek itiraz yoluna başvurmuştur. CGK, ileri sürülen nedenin dosya içeriği itibarıyla yerinde olduğunu kabul etmekle birlikte şu gerekçeyle itirazı oybirliğiyle reddetmiştir: “Yargıtay C.Başsavcılığı itirazı olağanüstü bir yasa yolu olduğundan, sonuca etkili olmayacak bu tür hukuka aykırılıklar bu yasa yoluna konu olamayacağı gibi söz konusu itirazın kabul edilerek red nedeninin değiştirilmesinde hukuki yarar da bulunmamaktadır.” Bu karar, başsavcının itirazının amaç ve kapsamının sınırlarını net biçimde çizmektedir.

2.3. Süre

CMK m. 308/1 uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün (01.06.2024 tarihinden itibaren bir ay) içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda ise süre aranmaz.

Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: Sanık aleyhine sonuç doğuracak itirazlar kesin olarak süreye tabidir; bu süre geçtikten sonra aleyhine itiraz yoluna gidilemez. Sanık lehine itirazlarda ise herhangi bir süre kısıtlaması olmaksızın birden çok kez başvurulabilir.

Yargıtay CGK’nın uyarısı — süreye dikkat: Yargıtay CGK., E. 2016/349, K. 2019/299, T. 09.04.2019 sayılı kararında; Özel Daire bozma ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına 19.11.2015 tarihinde teslim edildiği, dolayısıyla 30 günlük itiraz süresinin 19.12.2015 tarihinde sona erdiği, oysa itirazın 24.12.2015 tarihinde — yani süreden yaklaşık 35 gün sonra — yapıldığı tespit edilmiş ve itiraz süre yönünden oybirliğiyle reddedilmiştir. Bu karar, süre aşımının telafisi olmayan bir usul engeli oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

3. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının İtiraz Yetkisi (CMK m. 308/A)

3.1. Hukuki Dayanak

CMK m. 308/A, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Cumhuriyet Başsavcılığına, BAM ceza dairelerinin kararlarına karşı itiraz yetkisi tanımaktadır. Bu düzenlemenin hukuki dayanağı doğrudan CMK 308/A maddesidir.

3.2. Hangi Kararlara İtiraz Edilebilir?

BAM ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulabilir. Bu kararlar şu şekilde sınıflandırılabilir:

  • Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararlar
  • Duruşma açılarak verilen ve aleyhine başvurulacak olağan bir kanun yolu bulunmayan bozma dışında kalan kararlar

BAM Cumhuriyet Başsavcısı, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren (01.06.2024 tarihinden önceki uygulamaya göre otuz gün) bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda ise süre aranmaz (m. 308/A).

3.3. Hangi Kararlara İtiraz Edilemez?

Aşağıdaki kararlara karşı BAM Cumhuriyet Başsavcısı itiraz yoluna başvuramaz:

  • CMK m. 282/2’de sayılan kararlara istinaf başvurusunun kabule şayan olmadığına dair karara yapılan itiraz üzerine verilen kararlar veya istinaf isteminin reddi kararının onanması kararına karşı (bu kararlara karşı kanun yoluna başvurma olanağı bulunmadığından)
  • Görevsizlik veya iş bölümü kararları
  • Temyiz kanun yoluna başvurulmaması veya süresinden sonra başvurulması nedeniyle kesinleşen kararlara karşı
  • Koruma tedbirlerine ilişkin kararlar ile ara kararlar

4. Başvuru Mercii ve İnceleme Usulü

4.1. Yargıtay’da Başvuru Mercii

CMK m. 308/1 uyarınca olağanüstü itiraz Yargıtay Ceza Genel Kuruluna yapılacağı açıkça yazılıdır. Ancak anılan maddeye 6352 sayılı Kanun m. 99 ile eklenen ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca;

  1. Dosya, kararına itiraz edilen Ceza Dairesine gönderilir.
  2. Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler.
  3. İtirazı yerinde görürse önceki kararını düzeltir.
  4. Görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

4.2. İnceleme Süreci

İtiraz incelemesi önce ilgili Dairede duruşma yapılmadan en kısa sürede incelenerek karara bağlanmaktadır. İtiraz yerinde görüldüğü takdirde dairece önceki karar düzeltilmektedir. Aksi takdirde dosya dairece Ceza Genel Kuruluna gönderilerek kurulca değerlendirmeye sunulmaktadır.

“İtiraz üzerine Ceza Genel Kurulundaki incelemede, kararına itiraz edilen daire üyeleri de katılarak, kararlarını savunup oy verebilirler.” (Yaşar, sge sf. 1864)

4.3. Sanığa Tebligat

Uygulamada Yargıtay C. Başsavcısının itiraz nedenlerini içeren dilekçesi, sanık (varsa müdafiine) özellikle aleyhe olması halinde Dairece tebliğ edilmekte ve itiraza karşı yazılı beyanda bulunma olanağı verilmektedir. Bu uygulama, silahların eşitliği ilkesinin bir yansımasıdır.


5. İnfaz Üzerindeki Etkisi

Kesinleşen karar infaz aşamasında olsa dahi infaza devam edilir. Sırf itiraz yoluna başvurulduğu gerekçesiyle infazın durdurulmasına gerekçe yapılamaz.

Bununla birlikte, Ceza Genel Kurulu veya ilgili ceza dairesi itiraz üzerine yaptığı inceleme sonucunda yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise bu kararla birlikte sanığın bu suça ilişkin cezasının İNFAZININ DURDURULMASINA ve TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için YAZI YAZILMASINA karar verilebilir. (CGK 09.04.2019, 2018/1-223, 2019/293)


6. Başsavcının İtirazında Aleyhe Değiştirme Yasağı

6.1. Yasal Düzenleme

Başsavcının itiraz yetkisini düzenleyen CMK m. 308 ve 308/A’da (istinaf ve itiraz kanun yolunda olduğu gibi) aleyhe değiştirme yasağı ile ilgili olarak açık bir hüküm bulunmamaktadır.

6.2. CMK m. 265’in Uygulanması

Açık bir hüküm olmaması nedeniyle, genel hüküm niteliğinde olan ve bütün kanun yolları bakımından uygulama kabiliyeti bulunan CMK m. 265 devreye girmektedir. Bu maddede belirtilen “Cumhuriyet savcısı” kavramının “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı” veya “Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcısı”nı da kapsadığı kabul edilmektedir.

Bu hükme göre:

  • Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhine kanun yoluna gidilen karar, sanık lehine bozulabilir veya değiştirilebilir.
  • Cumhuriyet savcısı, kanun yoluna sanık lehine başvurduğunda, yeniden verilen hüküm, önceki hükümde tayin edilmiş olan cezadan daha ağır bir cezayı içeremez.

6.3. Pratik Sonuç

Bu nedenle, olağanüstü itiraz kanun yoluna sanık lehine başvurulması şartı ile karar sanık lehine bozulmuş ise yeniden yapılan yargılama sonucunda, önceki cezadan daha ağır bir cezaya hükmedilemeyecektir.

Bu ilke, sanığın hukuki güvenliğini koruyan ve başsavcının itirazını bir “çift taraflı tehlike” aracına dönüşmesini engelleyen temel bir güvencedir.


7. Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru ile İlişkisi

Önemli bir husus olarak belirtmek gerekir ki, olağanüstü itiraz kanun yoluna gidilmesi istemi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının takdirine bırakılmış bir talep niteliğinde olduğundan, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru bakımından tüketilmesi gereken bir yol olarak kabul edilmemektedir.

“Ceza yargılamasında tüketilmesi gereken son başvuru yolu temyiz aşaması olup, temyiz incelemesinden geçen kararlara karşı itiraz yolu, 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi gereğince Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına tanınmıştır. Dolayısıyla başvurucunun itiraz yoluna gidilmesi istemi, sadece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının takdirini harekete geçirmeye yönelik bir taleptir. Bu kapsamda yapılan başvurular bireysel başvuru öncesinde tüketilmesi gereken bir yol olarak kabul edilmediğinden, bu yola gidilmesinin bireysel başvuru süresi üzerinde herhangi bir etkisi olmayacaktır…”

(Anayasa Mahkemesi, 16.05.2013, Başvuru No: 2013/2001; aktaran: Uğur Ersoy, “Anayasa Mahkemesine Yapılacak Bireysel Başvurularda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisinin Etkileri ve Sonuçları”, Ankara Barosu Dergisi, Y: 74, 2016/2, s. 129)


8. Özet Tablo

KonuCMK m. 308 (Yargıtay C. Başsavcısı)CMK m. 308/A (BAM C. Başsavcısı)
Başvuru merciiYargıtay Ceza Genel Kurulu (önce ilgili daire)BAM ceza dairesi
İtiraz konusu kararlarYargıtay ceza dairelerinin kesin kararlarıBAM ceza dairelerinin kesin kararları
Süre (aleyhine)Teslim tarihinden itibaren 1 ayKarardan itibaren 1 ay
Süre (lehine)Süre sınırı yokSüre aranmaz
Aleyhe değiştirme yasağıAçık hüküm yok; CMK m. 265 uygulanırAçık hüküm yok; CMK m. 265 uygulanır
İnfaza etkisiİnfazı durdurmazİnfazı durdurmaz
AYM bireysel başvuruyla ilişkisiTüketilmesi zorunlu yol değil

9. Başsavcının İtirazı: Teknik Bir Yetki mi, Vicdani Bir Sorumluluk mu?

Ceza muhakemesinin nihai amacı, yalnızca soyut bir “maddi gerçek” kalıbına ulaşmak değil; bir insanın yaşamını, özgürlüğünü, itibarını ve geleceğini geri dönülmez biçimde yok edecek bir yanlışı önlemektir. Her ceza dosyasının arkasında yalnız bir olay değil; parçalanma riski taşıyan bir hayat, dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olan bir aile ve devletin hükmü karşısında savunmasız bırakılmış bir insan vardır.

Bu nedenle başsavcının itirazı, salt teknik bir hukuk faaliyeti değil; aynı zamanda vicdani ve insani bir sorumluluktur. Maddi hakikate ulaşma yükümlülüğü de bu sorumluluğun ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır.

Gerekçe, yalnızca hukuki bir zorunluluk değil; taraflara ve adalete duyulan saygının somut bir ifadesidir. Başsavcının itirazı kurumunun işlevini tam anlamıyla yerine getirebilmesi için, itiraz dilekçesinde ileri sürülen somut verilerin salt biçimsel bir denetimin ötesinde, gerçek bir titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde sarsılan adalet duygusu yeniden tesis edilemez.

Bu bağlamda özellikle tanık beyanlarındaki esaslı çelişkiler ile maddi deliller arasındaki uyumsuzluklar, başsavcının itirazında en kritik denetim alanlarından birini oluşturmaktadır. Beyanlar arasındaki tutarsızlıklar maddi delillerle giderilmeden kurulan bir hüküm, ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri olan şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo) ilkesiyle bağdaşmaz. Bu ilke, tam da husumet veya menfaat birliği içindeki anlatımların yargısal süreci olumsuz etkilemesini önlemek amacıyla var olmaktadır.

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu da pek çok kararında; tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmeden mahkûmiyete esas alınmasının, ceza adaletinin temel prensipleriyle bağdaşmayacağını vurgulamıştır. Başsavcının itirazı, işte bu tür yapısal hataların giderilmesinde son ve en etkili güvencelerden birini sunmaktadır.

Nihai olarak, kesinleşmiş bir hükmün gölgesindeki o büyük hukuki hatayı gidermek için CMK 308 kapısını çalmak, sadece teknik bir usul adımından ibaret değildir. Bu başvuru, dosyadaki çıplak olgularla adaletin gerçek ruhu arasındaki kopmuş bağı yeniden kurma mücadelesidir. J. Krishnamurti’nin dediği gibi:

“Eylem yalnızca ilişki içindeyken anlamlıdır; ilişkileri anlamadan atılan her adım, anlaşmazlıktan başka bir şey getirmez.”

Ceza yargılamasında da deliller, insan hikayeleri ve hayatın gerçekleri arasındaki o organik ilişki ağı doğru çözülmeden verilen her karar, adaleti değil sadece yeni haksızlıkları besler. İşte bu yüzden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yetkisini kullanması; sıradan bir dosya düzeltmesi değil, adaletin toplumla ve vicdanlarla olan zedelenmiş ilişkisini yeniden ayağa kaldırma hamlesidir.


Sonuç

CMK m. 308 ve 308/A kapsamındaki başsavcının itirazı, ceza yargılamasında hem hukuka aykırılıkların giderilmesi hem de içtihat birliğinin korunması işlevini yerine getiren kritik bir olağanüstü kanun yoludur. Bu yolun etkin kullanımı, yalnızca kamu yararının korunması açısından değil; sanık güvencesi, aleyhe değiştirme yasağı ve infazın durdurulması gibi bireysel haklar bakımından da büyük önem taşımaktadır.

Uygulamacıların başsavcının itirazı kurumunu doğru kavraması; başvuru sürelerine, itiraz edilebilir karar türlerine ve aleyhe değiştirme yasağına ilişkin hassasiyetlere dikkat edilmesi, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından belirleyici rol oynamaktadır.


Bu yazı, 5271 sayılı CMK’nın 308. ve 308/A maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları esas alınarak hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliği taşımamakta olup bilgilendirme amacı taşımaktadır.

Kesinleşmiş bir ceza kararına karşı  CMK m. 308 ve 308/A kapsamındaki başsavcının itirazı yolunu değerlendirmek, içtihat farklılıklarını tespit etmek veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na etkili bir talep dilekçesi hazırlamak için stratejik görüşme başlatabilirsiniz.

📍 Adres: Reşatbey Mh. Ordu Cd. Florya Cadde Apt. No:3/20 Seyhan/Adana

⚠️ Bilgilendirme: Danışmanlık hizmetlerimiz ücrete tabidir. Görüşme öncesinde dosya bilgilerinizi ve karar künyesini iletmeniz halinde ön değerlendirme yapılabilir.

İlginizi çekebilecek diğer rehber içeriklerimiz:

Başsavcının itirazı-
5/5 - (110 Oy Kullanıldı)

http://ramazantekin.av.tr

Adana merkezli Avukat Ramazan Tekin, birçok hukuk dalında profesyonel avukatlık hizmeti verir ve güncel hukuk içerikleriyle bilgi paylaşır.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Faaliyet Alanlarımız
  • Adana Avukat
  • Hesaplama Araçları
  • S.S.S
  • İletişim
Hemen Ara